H-100 aşısı ile yılları geri sarın… | Dr. Nermin Filizci Varilsüha
Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara

H-100 aşısı ile yılları geri sarın…

Cildimiz en değerli giysimiz…

İlkbahara veda edip yazı kucaklamak için can attığımız bu günlerde, güneş de bu heyecanımıza ortak olarak yüzünü iyiden iyiye gösteriyor. Ancak günlerimizi pırıl pırıl yaparak içimize neşe dolduran güneş, kış aylarında etkin olan rüzgarlı ve soğuk hava koşulları, klima ve kalorifer gibi ısıtıcılar ile çevre etkenleri cildimizi sa­vunmasız kılıyor ve yıpratıyor. Ayrıca hızla akıp giden yıllar izlerini en çok bizi sarıp sarmalayan cildimizde bırakıyor.

Yaşlanmayla birlikte cildimizde baş gösteren çizgiler, kırışıklıklar, sarkmalar ve çökmeler bu en değerli giysimizi yıpratırken bizleri de mut­suz ediyor…

Farklı yöntem ve uygulamalarla cildimizi gençleştirmek ve zamanı geri sarmak mümkün…

H 100 yeni jenerasyon cilt gençleştirme ve kırışıklık açma uygulamalarından biri…

Yüksek oranda hyalu­ronic asit içeren, ayrıca bilinen en güçlü antioksi­danlardan olan ‘mannitol’a sahip içeriği ile diğer mezote­rapi ürünlerinden farklılık gösteren H 100, cildin ihtiyacı olan peptidleri, vitaminleri, mineralleri, orgaik silica ve DMAE’yi de bünyesinde barındırıyor.

Derinin nem kapasitesini artırarak sarkan ve deforme olan bölgelerin sıkılaşmasını sağlayan H 100, kırışıklıkların giderilmesin­de büyük rol oynuyor.

Yüz, boyun, dekolte, gıdı ve el üzerinde rahatlıkla uygulana­bilen H 100, deride su tutarak nemlen­dirmeyi artırıyor, dokuların tamir edilmesine ve elas­tikiyetin artmasına yardımcı oluyor. Bilinen en güçlü anti-oksidanlardan olan

H 100 ödem çözücü etkisiyle hyaluronik asidin dokudaki ömrünü uzatıyor.

Yüz mimik çizgilerinin ve kırışıklıkların açılmasını, derinin doğal yolla doldurulma­sını ve sıkılaşmasını sağlayan H 100 deride hücre yenilenmesini hızlandırıp yeniden yapılanmaya yol açıyor, yaşlanma sürecinin gecikmesine yardımcı oluyor.

20 yaşından itibaren doktorların uygun gördüğü kişilere uygulanabilen H 100 aşısının derideki şikayete bağlı olarak uygulama sıklığı ve süresi, kişiden kişiye değişiklik gösteriyor.